Beni kendine yar etme, gülme yüzüme sensizliği koyup gideceksen koynuma, yapma senin olmadığın bir aşka beni aşık kendini tanık etme, üzme… Sende duramayacaksan eğer ileri gitme deyişlerine küfrettirme! Bu saatten sonra ne karşılıksız bir köpekliği yediririm ruhuma ne de aşk uğruna çocuklaşmayı matah bir halt sanırım! Güneş arkamdan doğmaz artık hele batıya hiç yaklaşmaz… Yastığımda kalmış yüzüne yüz sürdüğüm, ya hayatıma yoldaş olsun siluetin ya d
a… Ya ruhum ruhuna yüz sürsün ya da…
“Beklemediğiniz bir anda hediye almak en sevdiğinizden… Ve beklemeden gelen bir “seni seviyorum” mesajının tadına varabildiniz mi hiç? Siz istediğiniz için değil, o istiyor diye yapıldı mı tüm bunlar? Ve beklentisiz sevmenin tadına bakabildiniz mi hiç? “Bugün beni hatırlamadı” yerine “Hiç beklemiyordum, senin geleceğini” diyebilmek ne güzeldir oysa… Onu boğmadan, kendinizi boğmadan sevebilmek ne güzeldir…” diye ne güzel yazmış şair. Tıpkı içime işlediğin, tıpkı ruhumda tınılarını hissettiğim gibi…
Hayat, otobüsteki pencere kenarı kadar ferah değildi belki ama yanından geçen bir “is” kadar acımasız hiç değildi! Bu yüzden uykumda sevme beni, hisseder de uyanırsam vazgeçemem ellerinden; azap olur… Allah belamı vermiştir zaten çoktan da fark edemem önce ve olan bitenden çok sonra içim cız eder; içim dışım bombok olur! Gözlerinin karalığı darmadağın eder şehrimi, uğurlamak zor gelir… Garip bir melodisin şimdi kulaklarımda. Aşkını sineye çekmek kolay iş değil farkındayım ama yaşamak var ya işte hani böyle doyasıya, hani böyle ölesiye yaşamak var ya; işte bu gerçekten ruha bedel! Yabancı, içime öz, dilime söz, görmeyen ruhuma bir çift göz olan, ey ruhumu karalarla aklayan yabancı; benimle misin?

Urfa Tutkunu Dedi:
on 28 May 2011 at 12:02
Keskin ve güzel cümleler. Yumuşak dönüşler bırakılmamış muhataba. Ya burada ol/kal ya da git hiç gelmemek üzere der gibi. Tebrikler.